piyasa da dalga dururmu?
15/2/2009 · Kategori: ekonomi_borsa
Hisse senedi piyasalarında bir süredir beklenti oluşturan ABD'deki paket kabul edilmesine rağmen tatminkar bulunmadı. Önceki hafta canlandırma paketinin büyüklüğünün 937 milyar dolara kadar çıkabileceği bekleniyordu. Ancak paketin tehlikeye girmemesi için Cumhuriyetçilerin istediği gibi tırpanlanmasına müsaade edildi.
Ayrıca yeni Hazine Bakanı Timothy Geithner'ın merakla beklenen banka kurtarma paketi ise tam olarak anlaşılamadı. Kısaca hem bu yöndeki beklentilerin sona ermesi hem de yeni belirsizliklerin ortaya çıkması, borsaların lokomotifini aşağı döndürdü. ABD, Avrupa ve Japon borsaları son kayıplar sonrası haftayı öyle kritik bir yerde kapattılar ki, hem teknik göstergeleri bozuldu hem de yeni dip arayışlarına başlayabileceği kuşkularının artmasına yol açtı. Dow Jones 2008 yılı içinde 14 bin puanındaki zirveyi ikinci kez gördükten sonra Eylül 2008'de Lehmann'ın iflasıyla 10 bin 500 puandaki destek noktasını kırarak Kasım 2008'de 7 bin 450 puana kadar gerilemişti. Bu borsanın en önemli destek noktası en son 2002 yılında gördüğü 7 bin 200 puanda bulunuyor. Bu kapsamda borsalarda belirgin bir ayrışmadan bahsetmek istiyorum.
ABD ve Avrupa borsaları sene başından bu yana yüzde 8-10 değer kaybetmiş durumda. Asya borsalarında ise Japonya Borsası'ndaki kayıp yüzde 12. Bu durum, gelişmiş borsalardan kaçışı işaret ediyor. Buna karşılık Çin Borsası bu süre zarfında yüzde 35, Brezilya yüzde 10, Rus Borsası ise yüzde 5'e yükselmiş durumda. İMKB endeksi ise daha çok gelişmiş borsalara ayak uydurarak yüzde 6,2 geriledi. Kısa vadede ayrışmayı sağlayabilecek 3 önemli beklenti var. Birincisi IMF anlaşması... Kısa vadeli borç sorununu çözeceği düşünülen ve finans piyasalarına güven tesis etmesi beklenen bu anlaşma gerçekleşirse olumlu bir etki gösterecektir. Ancak bu etkinin kısa süreli olacağını düşünüyorum. Macaristan örneği gibi... İkinci beklenti olarak 2008 yılı banka bilançoları... Endeksi önemli ölçüde etkileyen banka bilançoları beklenti oluşturmakla beraber geçen hafta ulaşan bazı bilançolar, olumlu etki yapmadı. Bu, diğer büyük şirket bilançolarının da hisse fiyatlarına olumlu yansımayacağı sinyalini verdi. Yabancı yatırımcı, daha çok 2009 yılı ilk çeyrek rakamlarıyla ilgileniyor. Üçüncü beklenti olarak, 29 Mart'ta yapılacak yerel seçimler... Seçim sonucu siyasi dengeleri belirlemesi açısından oldukça önemli. Bu nedenle 2004 yılında olduğu gibi seçimin son gününe kadar beklentilerin diri tutulacağı göz önüne alınmalıdır. 2004 yılında Borsa, bir dip hareketi sonrasında seçimlere kadar son bir ayda yüzde 25 yükselmişti. Böylesi bir gelişmenin mart ortasından itibaren satın alınması söz konusu olabilir. Kısa vadede beklenti oluşturan gelişmeler açısından en önemlisi yerel seçimler olacak.
Bu üç beklentiye 31 Mart tarihinde son bulacak ABD'nin dev otomotiv şirketleriyle ilgili gelişmeleri ekleyebiliriz. Bu sorunlu şirketlerin aldıkları büyük kredileri geri ödeyip ödeyemeyecekleri, piyasalar tarafından ilgiyle izleniyor. Şu ana kadar otomotiv satışları istenilen ölçüde değil. Ama henüz her şey bitmiş de değil. Son söz olarak borsalar teknik olarak yeniden satışa döndüler ama büyük bir düşüş olmayacağı hissindeyiz. 2001 krizinde edindiğimiz tecrübeler, borsa düşüşünün 12-15 hafta daha sürebileceği, ardından yavaş yavaş da olsa toparlanmanın başlayabileceği yönünde. Önümüzdeki hafta yatay ama satış baskılı bir seyir devam edebilir. Genel hareket bandı 21 bin-28 bin aralığı olarak gözüküyor.
Cumhuriyet altını üçe katladı
Ons'un dünya piyasalarında yeniden yükselişe geçerek 940 doları aşması, cumhuriyet altınına yaradı. Fiyatlar son 5 ayda yüzde 50'ye yakın yükselerek 330 bine dayandı. Bu yükselişte doların TL karşısında yükselmesi de etkili oldu. Cumhuriyet altını fiyatı 2004 yılının Temmuz ayında 120 bin lira seviyesindeyken 4 yılda neredeyse 3 katına ulaşmış durumda. Bundan sonra neler olabilir, fiyatlar daha yükselir mi, yoksa sert bir düzeltme mi gerçekleşir? Bu soruların cevabı gayet basit. Eğer parite dolar lehine gelişse de gelişmese de mevcut konjonktür altına yarıyor. Burada hassas soru TL'nin dolar karşısında ne yapacağı. Ons 1.000 dolara çıkar, dolar 1,75 lira olursa cumhuriyet altını muhtemelen 370 bine doğru çıkabilir. Bu nokta altın fiyatları için bir zirve olacaktır.
1 puanlık indirim bekleniyor
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 16 Ocak toplantısında piyasa beklentileri üzerinde bir faiz indirimi gerçekleştirerek borçlanma oranını yüzde 15'ten 13'e, borç verme oranını ise yüzde 17,5'ten 15,5'e çekmişti. Önümüzdeki hafta perşembe günü yapacağı toplantıda da 100 baz puanlık bir indirim beklentisi hakim. Durgunluğu aşmak ve ekonomiyi yeniden canlandırmak için dünya genelinde faiz indirimleri devam ediyor. Düşüş eğilimine giren enflasyon verileri, petrol ve gıda fiyatlarının sakin seyri bu indirimi destekliyor. Piyasalarda en çok işlem gören tahvil fiyatları geçen haftalarda 14,96 ile taban yaptıktan sonra toplantı öncesi hafif bir yükselişle 15,22 seviyelerinde. Dünya piyasalarındaki endişeli bekleyiş daha fazla düşüşü sınırlasa da iyimserliğin artmasıyla 13'ler seviyesine doğru bir gerileme söz konusu olabilir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
RAPOR-ŞİRKET HABERLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ
19/1/2009 · Kategori: ekonomi_borsa
Türk Hava Yolları ekonomik kriz ortamında Ücretli Yolcu Kilometre
(UYK) büyümesi beklentimizin üzerinde %12.9 artış gösterdi... (UYK
büyüme beklentimiz : %11.8) Ücretli Yolcu Kilometre (UYK) büyüme hızı,
2008 Aralık ayında geçen yılın aynı dönemine göre %12.9 artış
gösterdi. Yolcu yükleme faktörü, AKK'daki artış sebebiyle geçen yılın
aynı dönemine göre 0.4 baz puanlık azalışla %67.2 olarak gerçekleşti
Yolcu sayısı Aralık'ta geçen yılın aynı dönemine göre %13.9 artışla
1.76mn olarak açıklanırken 12 aylık toplam yolcu sayısındaki artış ise
%13.9 olarak gerçekleşti.
Analist Yorumu: Olumlu. Ücretli Yolcu Kilometre (UYK) büyümesi
beklentimizin üzerinde %12.9 artış gösterdi. Aralık ayı rakamları
THY'nin ekonomik krize dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu bir kez
daha gösterdi. Sonuç olarak Aralık rakamları da bu olumlu tabloyu
değiştirmedi ve THY 2008'i çift haneli UYK büyümesiyle kapattı. 2009
yılında ise trafik sonuçlarının 2008'deki kadar etkileyici olacağını
beklemiyoruz. THY verimli maliyet yapısı sayesinde ekonomik
dalgalanmalardan daha az etkilenerek çıkacaktır."
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
2009'da borsa
28/12/2008 · Kategori: ekonomi_borsa
| 2008 borsalar açısından tam anlamıyla hüsranla sonuçlandı. Yakın tarihte bizim daha ağır yaşadığımız ekonomik krizlerin benzerini bu defa tüm dünya birlikte hissederken borsaların tamamı değer kaybetti. 2008 yılını iki ayrı ekonomik süreç olarak incelemeliyiz. | |
Emtia ve enerji fiyatlarının ABD konut ve bankacılık sektörlerinden gelen olumsuz sinyallere rağmen rekorlar kırmasının ardından oluşan yüksek maliyet enflasyonu, ekonomik daralma ve durgunluk sinyalleri yılın ilk yarısında borsaları Türkiye hariç çok etkilememişti. Türkiye hariç diyorum, zira kapatma davası piyasaları ve ekonomiyi zora sokarken borsada da ciddi bir tahribat yapmıştı. Hem de dış borsaların toparlandığı sıralarda. Yılın ikinci yarısında ise özellikle 15 Eylül 'de dünyanın en önemli yatırım bankalarından Lehman Brothers'ın iflasının açıklanmasıyla borsalar tam anlamıyla şoka girdi. Banka iflasları ABD'den Avrupa'ya doğru sıçrayınca, eşzamanlı büyük canlanma paketleri açıklanmaya başlandı. ABD başkanlık seçimleri öncesi 700 milyar dolarlık paket Kongre'den geçti. Özellikle iki kritik gelişme piyasaları yeni bir uçurumun eşiğinden aldı. Kasım sonunda ABD; Citibank ile General Motors ve Chreysler'i iflasa giden yoldan son anda döndürerek iki kritik karara imza attı. Öte yandan petrol, demir çelik, bakır fiyatlarında temmuzdan itibaren yüzde 70'lere varan düşüşler yaşandı. 2009 yılına tüm bu karışık sinyallerle giren ekonomilerle finans piyasalarını ayrı tutmak gerekir. Borsalar açısından yeni yıl, beklentilerin satın alınabileceği bir yıl olabilir. 1990-1994 ve 2001 yıllarında derinden yaşadığımız, aslında tüm dünyanın da etkilendiği krizler sırasında borsalar dip seviyelere vurmuştu. Daha çok 1989 yılında itibaren yatırımcıların rağbet ettiği İMKB ilk ciddi düşüşünü 1990 yazında yaşamıştı. Kriz iki yıl sürmüş, ama toparlanma bir buçuk yıl sonra başlamış, üç yıl sonra dolar bazında endeks eski seviyelerini yakalamıştı. 1994 krizinde toparlanma daha kısa sürede başlamıştı. Borsa 2000 yılı Ocak ayında ulaştığı 20 bin puan seviyesinden 2001 Şubatı'na kadar 6 bin 900 puana gerilemişti. Fiyatların eski seviyesini bulması bu kez dört yılı bulmuş ve endeks 19 Nisan 2004'te bir kez daha 20 bin puanı görmüştü. Gelelim son borsa dalgalanmasına... Borsa zirveyi 2007 Ekim ayında yaptı. 14 aydır geri geliyor. Endeks yüzde 55 gerilerken, birçok hissenin fiyatının yüzde 60-85 aralığında geri geldiği büyük bir dalgalanmayla karşı karşıyayız. Harcamaların kısılması, işsizliğin artması elbette ekonomiyi 2009'da zorlayacaktır; ancak IMF anlaşmasıyla ve açıklanacak önlemler paketiyle piyasalarda korkulan olmayacaktır. Bu nedenle gelecek hafta ve ocak ayının büyük bölümünde gerek IMF beklentisi gerekse 20 Ocak'taki ABD başkanlık devir teslimi nedeniyle kısmî bir iyileşme olacaktır. En kritik dönemeç mart ayı sonunda atlatılacak. 29 Mart yerel seçimleri siyasi sonuçlarıyla Türkiye'nin en önemli gündemi. Amerika'daki dev otomotiv şirketlerinin yola devam edip etmeyeceği 31 Mart'ta belli olacak. Bu dönem atlatıldıktan sonra beklentileri satın almaya başlayacak borsalar merkez bankalarının faizleri sıfıra çekmesiyle alternatifsiz bir şekilde hareket edebilecektir. Hangi sektörler derseniz, şu anda en sorunlu olarak görünen konut, otomotiv ve finans hisseleri başlayacak yeni rallinin lokomotif sektörleri olacak. İkinci körfez savaşı sırasında herkesin sattığı turizm hisseleri en fazla kazandıran sektör olmuştu. Borsada ters mantık yine işleyecek. Yeter ki doğru şirketi bulun. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
yabancı bankaların hisse oyunları
28/12/2008 · Kategori: ekonomi_borsa
Birkaç hafta öncesine kadar satım öneren yabancı bankalar yatırımcılarına Türkiye piyasalarında alım önerilerinde bulunmaya başladılar bile. Bankacılık hisselerini alım tavsiyelerinde ağırlıklı tutarlarken henüz fiyat hedefelerini revize etmediler. Aslında hisse fiyat hedefleri çok da inandırıcı değil. Bu kuruluşlar iki aylık arayla öylesine garip fiyat hedeflemesi yapıyorlar ki artık iyi niyetten yoksun olduklarını düşünmeye başladım. Merrill Lynch 11 Eylül tarihinde Hürriyet gazetesi hisseleri için 2,2 yeni lira hedef fiyatı vererek hissenin olması gereken fiyatın altında olduğunu belirtmiş, ardından doların yükselişe geçmesiyle fiyat hedefini inanılmaz bir şekilde indirerek 75 kuruşa kadar çekmiş. Yine yabancı bankalardan HSBC, Tofaş hisseleri için fiyat hedefini önce 7,3 yeni lira olarak açıklamış, kısa bir süre sonra 2,3 yeni liraya çekmiş. Aslında bu raporlar şirketin kendi yatırımcılarını ilgilendirir. Ama kamuoyu ile paylaşılıyorsa spekülasyon, hatta manipülasyon olarak değerlendirilebilecek eylemlere dönüşebilecek kadar tehlikeli bir durum. Bu kuruluşlar, açığa satışların yasal olduğu borsalarda fiyatlar üzerinde baskı yapacak para ve hisse oranına sahip. Dolayısıyla hegemonyaları yerli yatırımcılar üzerine kâbus gibi çökmeye başladı. Bu tip fiyat hedefi açıklamalarını kamuoyuna taşıyan ve hisseler üzerinde olumlu ya da olumsuz etki yapan kuruluşların raporlarının yanıltıcı olabileceğinin yatırımcılar tarafından bilinmesi kuşkusuz oldukça önemli. Zira aynı kuruluşlar bir süre sonra tam tersi fiyat hedefleri veya raporlar ortaya koyarak hisseler üzerinde olağanüstü dalgalanmalara yol açabilirler.
GLOBAL YATIRIM HOLDİNG için bir aracı kurum (ismi lazım degil) hergün tavsiye raporu yayınlamıştı sonuç orta da.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
yeni paralar geliyor peki siz hazır mısınız?
27/12/2008 · Kategori: ekonomi_borsa
| |
Türkiye'de 1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle çıkacak Türk Lirası banknotlarla birlikte, 1 Ocak 2005 tarihinde paradan 6 sıfır atılması ve paranın önüne "Yeni" kelimesinin eklenmesi ile başlayan süreç, bu ibarenin kaldırılması ile sonuçlanmış olacak.
Yeni Türk Lirası'ndaki "Yeni" ibaresi kaldırılarak Türk Lirası'na geçilirken paranın değer ölçüsünde bir değişiklik olmayacak, paranın sadece ismi değişecek.
Merkez Bankasının açıklamasına göre ekonomik açıdan istikrarlı ülkelerdeki kupür dağılımına bakıldığında, en çok kullanılan banknotların orta büyüklükte satın alma gücüne sahip kupürler olduğu görüldü. Türkiye'de adet olarak sırasıyla 50 ve 20 TL en çok kullanılan kupürler arasında yer alıyor.
Dolaşıma çıkarılacak olan 200 TL banknotların kullanımı konusunda bir sınırlama söz konusu olmayıp, 200 TL'nin daha ziyade bankalararası işlemlerde yoğun bir şekilde kullanılacağı tahmin edildi. 200 TL'lik bir banknotun gerek bankacılık sisteminin, gerekse Merkez Bankasının sayım, inceleme, sevkıyat gibi nakit işlemlerini önemli ölçüde rahatlatacak.
Dolaşımda bulunan banknot kalitesinin belirli bir düzeyde tutulması ve piyasalarda bozuk para sıkıntısının yaşanmaması için tüm kupürlerin dengeli bir şekilde kullanılması önem arz ediyor.
Halen kullanılan Yeni Türk Lirası banknot ve madeni paralar 2009 yılının sonuna kadar geçerli olacak. 2009 yılı boyunca YTL ve Türk Lirası banknot ve madeni paralar birlikte tedavül edecek.
Vatandaşların halen kullanılan banknot ve madeni paraları, diledikleri zaman yeni paralarla değiştirebilmesi için bir yıllık birlikte dolaşım süresi öngörüldü. Para değişimi işlemlerin doğal akışı içerisinde gerçekleşecek.
Birlikte tedavül dönemi olan 2009 yılı boyunca tüm banka şubeleri, kasalarında Türk Lirası banknot ve madeni para olması durumunda değişim yapacak. Ancak, YTL banknotlar 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 10 yıl, madeni paralar ise 1 yıl boyunca (zaman aşımı süresince) Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilebilecek.
TL BANKNOTLAR BOYUT TASARIM VE GÜVENLİK ÖZELLİK AÇISINDAN FARKLI
1 Ocak 2009 tarihinde dolaşıma çıkarılacak olan Türk Lirası banknotlar ile halen dolaşımda bulunan Yeni Türk Lirası banknotlar arasında boyut, tasarım, renk ve güvenlik özellikleri açısından temel değişiklikler olacak. Sadece banknotlar değil madeni paralar da değişecek.
TL banknotlarda uygulanan temel özellikler, seri tasarım anlayışı, konu bütünlüğü, seri içerisinde sistematik boyut farklılığı, farklı Atatürk portresi, tüm güvenlik özelliklerinin banknotlarda aynı yer ve şekilde uygulanması, holografik şerit folyo, renk değiştiren (Iridescent) şerit, renkli banknot kağıdı, üzerinde kupür değeri ve "TL" harfleri bulunan UV ışık altında parlayan emniyet şeridi olarak sıralandı.
Seri tasarım anlayışı:
-Serideki tasarım ay yıldız figürüne dayalı ortak bir zemin içermekte.
-Birbirini takip eden ikişer kupürde ortak olmak üzere 3 farklı Atatürk portresi kullanıldı.
-Güvenlik özellikleri tüm kupürlerde aynı yerde yer alıyor. Böylece, bir kupürdeki özellikler öğrenilince tüm kupürlerdeki temel özellikler öğrenilmiş oluyor.
- Güvenlik özellikleri ön yüz ve arka yüze dengeli bir şekilde dağıtıldı.
- Tasarımlarda fotografik değil, grafiksel ve çizgisel çalışmalar yapıldı.
- Her bir kupürün ön yüz ve arka yüzünde birbiriyle bağlantılı motifler kullanıldı.
- Sadece kupürün kendi içinde, ön ve arka yüzde değil, kupürler arasında da bağlantılar ve ortak özellikler yer alıyor. Örneğin, 5,20 ve 100 TL ile 10, 50 ve 200 TL olmak üzere 2 grup tasarım kurgusu var.
- Seri ve sıra numarası 9 haneden 10 haneye çıkarılarak YTL'ye göre banknot boyutlarıyla uyumlu bir şekilde küçültüldü.
- Banknotlar kupür değeri olarak küçükten büyüğe giderken boyda her kupürde 6 mm'lik artış, ende ise 2'şer gruplar halinde her grup arasında 4'er mm'lik fark yaratıldı.
- Tüm kupürlerde renklendirilmiş banknot kağıdı kullanıldı.
- Birbirini takip eden kupürler kontrast pastel renklerden oluştu.
TL BANKNOTLAR 12 ADET GELİŞMİŞ GÜVENLİK ÖZELLİĞİ İLE GELİYOR
Merkez Bankası, Türk Lirası banknotlarda bulunan güvenlik özelliklerine dikkat edilmesi konusunda uyarıda bulundu.
Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren vatandaşın cüzdanına girecek olan Türk Lirası banknot ve madeni paraların tanıtımı amacıyla yürütülen kampanyanın devam ettiği anımsatılarak, halkın paraların güvenlik özelliklerine dikkat etmesi konusunda uyarıda bulunuldu. Açıklamada, söz konusu uyarıda vatandaşların paralarda bulunan her biri farklı güvenlik özelliklerinden en az üçüne dikkat etmeleri gerektiğinin altı çizildi.
HALKA VE PROFESYONELLERE YÖNELİK GÜVENLİK ÖZELLİKLERİ
Açıklamada, Türk Lirası banknotlarda kamuoyuna açıklanan 12 adet gelişmiş güvenlik özelliği bulunduğu belirtildi. Açıklamada, halkın Türk Lirası banknotların üzerinde yer alan güvenlik özelliklerinden kabartma baskı, gizli görüntü, holografik şerit folyo, renk değiştiren şerit, emniyet şeridi, filigran, bütünleşik görüntü, banknotların rengi ve banknotların arasındaki boyut farkına dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Türk Lirası’nda para ile ilgili mesleklerde çalışan profesyonellerin de mor ışık (UV ışık) altında kontrol edebileceği çeşitli özellikler bulunuyor. Ayrıca banknotlar görme engelli vatandaşların da paraların güvenlik özelliklerini ve kupür değerlerini rahatlıkla kontrol edebilecekleri özelliklere sahip” denildi.
BANKNOTLARDAKİ GÜVENLİK ÖZELLİKLERİ NELER
Açıklamada, vatandaşların kolayca tespit edebilecekleri güvenlik özellikleri şöyle sıralandı:
“-Kabartma Baskı: Banknotun ön yüzünde farklı yerlerde bulunur ve dokunulduğunda hissedilir.
-Gizli Görüntü: Banknota yatay konumda ve göz hizasında bakıldığında, Atatürk portresinin sağ alt köşesindeki yedigen şeklin içinde kupür değeri görülür.
-Holografik Şerit Folyo: Banknot tasarımıyla uyumlu çeşitli motiflerden oluşur. Banknota farklı açılardan bakıldığında bu motifler renkli ve parlak yansımalar verir. Dikdörtgen şekil içindeki ‘TL’ harfleri kupür değerine dönüşür.
-Renk Değiştiren Şerit: Banknota farklı açılardan bakıldığında altın sarısına dönüşür. Üzerinde kupür değeri ve ‘TL’ harfleri bulunur.
-Emniyet Şeridi: Kağıda gömülü olarak yer alır. Üzerinde kupür değeri ile ‘TL’ harfleri bulunur. Banknot ışığa tutulduğunda her iki yüzden de kesintisiz bir hat şeklinde görülür.
-Filigran: Banknotların ön yüzünde bulunan Atatürk portresinin küçüğü ile kupür değerini gösteren sayıdan oluşur. Banknot ışığa tutulduğunda her iki yüzden de görülür.
-Bütünleşik Görüntü: Banknot ışığa tutulduğunda sol üst kenarda yer alan şekiller arka yüzdeki şekillerle birleşerek kupür değerini oluşturur.
Mikro Yazı: Banknotların ön yüzünde ay-yıldız motifinin içindeki kupür değeri ve ‘TL’ harfleri ile holografik şerit folyo üzerindeki dikdörtgen şeklin alt ve üst kenarındaki ‘TCMB’ ibaresi mikro yazılıdır.
-Mini Yazı: Banknotların ön ve arka yüzünde mini yazılar bulunmaktadır.
-Banknotlar Arasında Boyut Farkı: Farklı değerdeki 6 banknot, 6 farklı boyuttadır. Banknotların uzun kenarlarında 6 mm, kısa kenarlarında ise ikili gruplar halinde 4 mm fark bulunmaktadır.
-Renklendirilmiş Banknot Kağıdı: Banknotlarda beyaz kağıt değil, kupürün hakim renginin tonunda açık renkte kağıt kullanılmıştır.”
Açıklamada, para ile ilgili mesleklerde çalışan profesyonellerin mor ışık (UV ışık) yardımıyla tespit edebilecekleri güvenlik özellikleri ise şu şekilde belirtildi:
“-Banknot kâğıdında bulunan ve normalde görülmeyen kılcal lifler UV ışık altında mavi ve kırmızı renkte parlama verir.
-Atatürk portresi üzerinde kupür değeri ve ‘TL’ harfleri belirerek kırmızı renkte parlama verir.
-Emniyet şeridinde 5-10 TL için mavi, 20-50 TL için kırmızı, 100–200 TL için sarı renkte parlama görülür.
-‘Kırmızı’ seri ve sıra numarasında ‘canlı ve parlak kırmızı’, ‘siyah’ seri ve sıra numarasında “sarımsı yeşil” parlama görülür.
-Banknot kağıdı UV ışık altında parlama yapmaz.”
Açıklamada, görme engelli vatandaşlar için TL banknotların farklı boyutlar ve etkin olarak kullanılan kabartma baskı motifler gibi temel ayırt edici özelliklerle güçlendirildiği belirtildi. Açıklamada, “Banknotların ön yüzünde, filigranın sol üst kenarında bulunan kabartma baskılı noktalar, 5 TL’den 200 TL’ye doğru sırasıyla 1’den 6’ya kadar rakamların Braille alfabesiyle yazılı şekli olup dokunulduğunda hissedilmektedir” denildi.
BANKNOTLARDA YER ALAN ŞAHISLARIN SEÇİLMESİ KRİTERİ
Kupürlerde yer alan şahıslar belirlenirken bilim insanı veya sanatçı olması, Türk toplumunda yetişmiş olması, yerlilikleri konusunda herhangi bir tartışma olmaması, evrensel değer olması, toplumu dışarıya veya evrensel olanı Türk toplumuna taşıması, herhangi bir siyasi görüşle özdeşleştirilmemesi, daha önce tedavüle çıkarılan banknotlarda veya diğer ülke paralarında yer almamış olması kriterleri göz önüne alındı.
Banknotlarda ön yüzde görünen ay-yıldız bayrak olmayıp motif. Özellikle adet olarak daha fazla basılma ihtiyacı olabilecek orta değerli banknotlarda sorun yaşanmamasını teminen seri numarasında basamak sayısı 2'den 3'e çıkarıldı.
Türk Lirası'na geçişle birlikte Merkez Bankası gösterge niteliğindeki döviz ve efektif kurlarının gösteriliş biçimi veya değerinde herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacak, yalnızca para biriminin ismi değişecek.
TL'ye geçişle birlikte menkul kıymetlerin (yatırım fonu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi vb.) nominal değerlerini etkilemeyecek. 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren tüm kayıt ve belgeler TL olarak gösterilecek.
1 Ocak 2009 tarihinden önce YTL ile aynı değer ölçüsünde (aynı tutarda) Türk Lirası olarak düzenlenen hukuki araçlar geçerli kabul edilecek. Aynı şekilde, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra Yeni Türk Lirası olarak düzenlenen hukuki araçlar geçerli olup aynı değer ölçüsünde (aynı tutarda) Türk Lirası olarak işlem görecek.
Yeni Türk Lirası olarak düzenlenen sözleşmeler aynı değer ölçüsünde Türk Lirası olarak işlem görecek. Bu sözleşmelerin 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren Türk Lirası'na dönüştürülmesi zorunlu değil. Mevcut sözleşmeler geçerliliğini koruyacak. Bununla birlikte, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra düzenlenen yeni sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi bekleniyor.
BANKA HESAPLARI
1 Ocak 2009 tarihi itibarıyla, YTL üzerinden düzenlenen tüm hesaplar tutarda herhangi bir değişiklik olmaksızın doğrudan TL'ye dönüştürülecek. Mevduat hesap cüzdanları veya hesap numaraları değişmeyecek. Bununla birlikte, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yeni yapılacak işlemler TL üzerinden kaydedilecek. Dolayısıyla, dönüşüm için bankaya müracaat edilmesine gerek bulunmuyor.
Kredi kartları ekstreleri, 1 Ocak tarihinden itibaren tüm kayıt ve belgeler TL olarak düzenlenecek. Otomatik ödeme talimatlarında (fatura, otomatik ödeme vb.) bir değişiklik olmayacak. Yeni yılda tüm kayıt ve belgeler TL olarak gösterilecek.
Kredi sözleşmeleri değişmeyecek. 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren bütün sözleşmeler TL olarak düzenlenecek. Mevcut sözleşmeler geçerliliğini koruyacak.
Kredi geri ödemeleri 1 Ocak-31 Aralık 2009 tarihleri arasında YTL ve TL banknotlar ile madeni paralar birlikte tedavül edeceği için bu tarihler arasında bankalara YTL ve TL ödeme yapılabilecek. 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren sadece TL ödeme yapılabilecek.
Çeklerde keşide tarihi 1 Ocak 2009 tarihinden önce veya sonra olan ve aynı değer ölçüsünde YTL ya da TLı olarak düzenlenen bir çek, 1 Ocak 2009 tarihinden önce ibraz edilirse, TL henüz tedavülde olmadığından YTL olarak işlem görecek. 1 Ocak 2009 tarihinden sonra ibraz edilirse TL olarak işlem görecek.
Ayrıca, YTL üzerinden basılan eski çek karneleri 1 Ocak 2009 tarihinden sonra da YTL ibaresinin keşideci tarafından TL olarak düzeltilip paraflanması suretiyle kullanılabilecek.
VERGİLER
1 Ocak 2009 tarihinden itibaren düzenlenecek tüm belgeler (fatura, gider pusulası, ücret bordrosu, vb.) Türk Lirası ve Kuruş olarak düzenlenecek.
2008 Vergilendirme dönemine ilişkin olmakla birlikte, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra verilecek (KDV, Muhtasar, Geçici Vergi, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi vb.) beyannameler Türk Lirası ve Kuruş olarak düzenlenecek.
Vergilendirme dönemi normal olan mükellefler 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren muhasebe kayıtlarını Türk Lirası ve Kuruş olarak yapacak. Maliye Bakanlığı'nca özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler ise 31 Aralık 2008 tarihi itibariyle geçici mizan çıkartarak mizanda yer alan hesaplardaki para birimini Türk Lirası ve Kuruş olarak düzeltecek ve 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren de muhasebe kayıtlarını Türk Lirası ve Kuruş olarak yapacak.
Ödeme kaydedici cihaz fişleri üzerinde (yazar kasa fişi) para birimi yer almıyor. Bu nedenle, ödeme kaydedici cihazlar üzerinde para dönüşümü ile ilgili yapılacak bir işlem bulunmuyor.
1 Ocak 2009 tarihinden itibaren, mal ve hizmet bedellerini gösteren etiket, tarife ve fiyat listelerinde fiyatların sadece Türk Lirası veya kısaca "TL" ya da Kuruş veya kısaca "Kr" olarak gösterilmesi yeterli olacak.
Fiyatların kısaca "YTL" ve "YKr" şeklinde gösterildiği, halen kullanılmakta olan etiket, tarife ve fiyat listelerinin 1 Ocak - 31 Aralık 2009 tarihleri arasında da kullanılması mümkün. Ancak, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren fiyatların Türk Lirası veya kısaca "TL" ya da Kuruş veya kısaca "Kr" şeklinde gösterilmesi zorunlu olacak.
ATM'LER
TL banknotların ebatları ATM, sayım makineleri gibi cihazların ebatlarla ilgili sınırlamaları dikkate alınarak belirlendiğinden bu konuda herhangi bir sorun yaşanması beklenmiyor.
Yeni yılla birlikte tüm kayıt ve belgeler TL olarak düzenlenecek. YTL ve TL banknotlar 31 Aralık 2009 tarihine kadar birlikte tedavül edecek. Ancak, fiziki değişimin belli bir süre alması nedeniyle ATM'lerden ve şube gişelerindeki kasalarda mevcut bulunan YTL ve TL ile ödeme yapılabilecek. Aynı şekilde müşterilerin elinde bulunan YTL ve TL banknotlar da kabul edilebilecek.
1 Ocak 2009 tarihinden itibaren 1 yıllık geçiş döneminde, otomatik para çekme makinelerinde (ATM) hem YTL, hem de TL banknot bulunabilecek. Para yatırmalı ATM'lere 2009 yılı boyunca YTL veya TL banknot yatırılabilecek. Ancak, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren sadece TL banknotların kullanılması gerekmekte. Nakit ödemeler ister YTL, ister TL banknotlar ile yapılsın, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra kayıtlar TL üzerinden yapılacak.
ATM'lerden Türk Lirası çekebilmek için ATM'lerin TL'na uyumlu hale getirilmesi gerekmekte. Türkiye'de tüm ATM'lerin aynı anda TL'na uyumlu hale getirilmesi mümkün değil. Bu çalışmaların tamamlanması için zamana ihtiyaç bulunduğundan, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren Türk Lirası'na dönüşümü tamamlanmış olan ATM'lerden Türk Lirası banknot çekilebilecek. 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren ATM'lerden sadece TL banknot alınabilecek.
TL MADENİ PARALAR
Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen tasarım yarışması sonunda, yarışmaya katılan tasarımların içinden 6 eser kullanılmaya değer görüldü.
Tüm madeni paraların arka yüzünde, paranın ortasında, bir daire içinde Atatürk'ün aynı tip rölyefi kullanıldı. Bu rölyef, halen kullanılmakta olan 5 Yeni Kuruş'un üzerinde bulunan Atatürk rölyefinin aynısı.
Atatürk rölyefinin çerçevesinde ise "Türkiye Cumhuriyeti" yazısı yer alıyor. Her madeni paranın ön yüzünde de standart bazı tasarım özellikleri bulunuyor.
-Ön yüzlerde:
-1 Kuruş: "Kardelen Çiçeği" motifi
-5 Kuruş: "Hayat Ağacı" motifi
-10 Kuruş: "Rumi" motif
-25 Kuruş: Kufi yazı ile geçme desen
-50 Kuruş: "Boğaziçi Köprüsü" motifi
-1 TL: Ön yüzünde halka içine yerleştirilmiş bitki formlu bordür ile orta daire içinde Rumi motif bulunuyor.
2009'DA TL VE YTL BİRLİKTE KULLANILACAK
Türkiye, paradan 6 sıfır atılmasını öngören kanun uyarınca 1 Ocak 2005 yılında paradan 6 sıfırı silerek, Yeni Türk Lirası'na geçti.
Daha sonra çıkarılan bir Bakanlar Kurulu Kararı ile paradaki "Yeni" ibaresinin kaldırılması kararlaştırıldı.
Bu çerçevede, 1 Ocak 2009'da yeniden Türk Lirasına dönülecek. Ancak, YTL ve TL banknotlar ile madeni kuruş ve yeni kuruşlar 2009 yılı boyunca birlikte tedavülde bulunacak. YTL banknotlarının ve madeni paraların tedavül süresi 31 Aralık 2009 günü sona erecek.
Bu tarihten sonra banknotlar 10 yıl (31 Aralık 2019), madeni paralar ise 1 yıllık zaman aşımı süresi boyunca, Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinde kabul edilecek.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
